Sitelerimizde tanık olduğumuz aşırı tartışmalardan bahsedeceğim bu kez.
Evet, hepimizin takip ettiği gibi her iki sitemizde de bir konudan dolayı muhatabımıza hitap ederken zaman zaman ipin ucunun kaçırıldığına şahit oluyoruz.
Bunlar genelde köylü, akraba ve kardeşler arasında cereyan ediyor maalesef...
Bakın dostlar ! Bizler geçimini yurt içi ve yurt dışında temin eden, birbirini tanıyan, bilen, yakın insanlarız. Hepimiz tanışmasak bile soy ağacığımızı incelediğimizde çoğumuzun birbiriyle bağı olduğunu görürüz. Olmasa da; köyde, kentte, düğünde, bayramda, çarşıda, pazarda, hasta ziyaretinde, cenazede; kısacası ortak dert ve neşemizde buluşuyoruz. Hatta fındık toplarken, Cumayanında, değirmende, bölge otobüsünde, minibüsünde, asker uğurlamalarında ve aklıma gelmeyen birçok şeyde beraber olduk veya oluyoruz. Aynı sınıfı paylaştığımız yaşıtlarımız, kız alıp veren arkadaşlarımız da olmuştur muhakkak. Dahası; kaynaşma ve dayanışmamıza öncülük görevi üstlenen derneğimiz mevcuttur. Teknolojinin gelişmesi ile de dünyanın her yerinden her an izlenebilen ve bölgemizden, dünyanın çeşitli yerindeki insanımızdan, sevinçli ve hüzünlü günlerimizden bizleri anında haberdar eden sitelerimiz kuruldu.
Şimdi, bütün bu saydığım oluşumları inkar edebilir misiniz, bunların hiç mi hatırı yok?
Birbirimize karşı daha hoşgörülü, daha hassas davranmamız gerekmiyor mu?
Ayrıca şunu da unutmayalım; bizi köyümüzden olmayan dostlarımız da takip ediyor. Bu nedenle yakışanı yapalım!..
Şunu da merak ediyorum doğrusu; herkesin okuduğu bir ortamda böyle şiddet içerikli yazı yazanlar beyinlerinde neleri muhafaza ediyorlar acaba?
Düşünsenize; fikrinde şiddet olan çevresinde barış sağlayabilir mi, soruyorum size sağlayabilir mi?
Değerli arkadaşlar, insanların uslübu onun karakterini gösterir.
Bazen öyle oluyor ki, uzattıkça uzatıyoruz konuları... Ateşi söndürmek yerine körükleyerek büyümesini sağlıyoruz.
Diyorum ki; biz aynı köyden, aynı yöreden olmasaydık daha vahim durumlar olacaktı herhalde. Belki okuduğumuzdan daha ağır ifadeler oluyordur ama site yönetimi yayınlamıyordur... Pes yani !..
Bu arada bir şey daha sorayım; bu tür hareketler birliğimize ne katıyor, kazancımız ne oluyor, bu görüntü kimleri mutlu ediyor hiç muhasebesini yaptınız mı?
Bence kimin galip olduğu değil ama mağlup belli; İnancalı...
Diyeceksiniz ki "yahu her yazılanı, söyleneni sinemize mi çekelim?"
Size "susun" demiyorum arkadaşlar böyle bir hakkım ve haddim olamaz.
Herkesin ayrı fikri olacak doğal olarak, ozanın dediği gibi "koyun kurt ile gezerdi fikir başka başka olmasa... Tenkit ederken tehdite vardırmayalım işi... Tartışalım ama dostluk duygularımızı özenle koruyalım, birbirimizi önemseyelim, hayattaki çoğu şeyimizi geliştirdiğimiz gibi hoşgörü, barış ve dostluk yönümüzü de geliştirelim. Mevziye yatıp "kendi düşüncemize aykırı ne yazacaklar" diye beklemeyelim. İnancalılığın altını oymayalım... Kendi hakkımıza olduğu gibi başkalarının hakkına da saygı gösterelim... Mat etme-rövanş alma duygusu içinde olmayalım... Sizden-bizden diye gruplaşmayalım... Tenkit ettiğimiz gibi takdir etmeyi de deneyelim... Üslubumuzu bozmadan, kalitemizi düşürmeden konuşalım... Ülkemiz ve dünyadaki olumsuzlukları birbirimizden bilmeyelim... Kendimizi çekiç karşımızdakini çivi olarak görmeyelim... Köprü kuralım, aramıza duvar örmeyelim.
Dostlar!.. Kutsal değerlerimize, özelimize diğer ortak hassasiyet ve ideallerimize tecavüzleri ben de onaylamıyorum. Benim söylemek istediğim başka bir şey; dikkatli okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.
Pir Sultan Abdal demiş ki:
"Yağmur gibi yağar taşlar başıma
İlle de dostun bir fiskesi yaralar beni
Şu ellerin taşı bana hiç değmez
İlle de dostun tek bi gülü yaralar beni"
Anlaşılacağı üzere bizler aynı ağacın dallarıyız; aynı gövdeden besleniyoruz. Hislerimiz ve düşüncelerimiz ortak olmalı... Bir dalımız yeşerdiğinde sevinmeli, bir yaprağımız solduğunda üzülmeliyiz...
Şimdi, bunları yazdım diye olumsuz bir tablo gözüktü ama bugün bir oylama yapılsa bahsettiğim çekişmeyi çok az kişi onaylayacak, onu da biliyorum. Özellikle gençlerimizin olumlu çabası içimi rahatlatıyor... Benim gayem kırgınlık ve küskünlüklerin en aza inmesi; bilesiniz.