Benim aklıma, yürüyen bacalar, tek dost, keyif, illet, düşman, sararmış parmaklar ile sararmış bıyık ve daha neler neler gelir...
Sokak, kahvehane, bar gibi yerlerde fosur fosur içilen, dünyanın en büyük zararlısı olarak görülen sigaranın dününü , bugününü ve zararlarını anlatacağım yazıma sigarayla ilgili bir fıkra ile başlamak istiyorum.
Temel, elinde yarım metreden uzun ağızlıkla kahvehaneye girmiş ve ağızlığın ucundaki sigarayı yakmış, kahvehanedekiler:"Hayrola Temel habu kadar uzun ağuzluk neyun nesidur?" deyince, Temel de: "Ula sormayun uşaklar, doktor bağa 'sigaradan uzak dur' dedu da " demiş.
Sigaraya ne kadar uzak, ne kadar yakınsınız bilmiyorum ama sigaranın yüzlerce zararı olduğunu herkes biliyor...
Her şey Kristof Kolomb ve arkadaşlarının Amerika' daki Antil Adaları gezisi sırasında yerlilerin bir bitkiyi pipo içinde yakıp, dumanını içlerine çekmelerini görmeleriyle başladı. Gemicilerden biri Tobago Adalarında bu bitkiyi alıp Avrupa'ya gönderdi. İspanyol gemicileri ise 1511 yılında bu keyif verici olarak bilinen ve zararları henüz tespit edilemeyen tütünü İspanya ve Portekiz limanlarında iyice tanıttılar.
Anadolu'da 'cıgara' diye isimlendirilen sigaranın, İspanyolcadan geldiğini tahmin ediyorum, çünkü İngilizce ve Fransızcada 'cigarette', İspanyolcada ise 'cigarro' olarak yazılmaktadır.
Fransızların Portekiz-Lizbon büyükelçisi olan Jean Nicot, tütünden elde edilen ve kendi adıyla anılan nikotin zehirini ilaç olarak kullanmak üzere Fransa'ya soktu.
Tütün, 1560 yılından sonra diğer Avrupa ülkelerine yayıldı. Arkasında güçlü bir uygarlık olmadığı halde bütün dünyayı egemenliği altına almayı başaran yegane zararlı olan tütün, ülkemize 1605 yılında Sultan Ahmet döneminde İngiliz gemiciler tarafından getirilmiştir. Sigara yapım işi ise, ilk kez Fransız firmalarında verilmiştir.
Sigaranın zararları anlaşılınca, Sultan IV. Murat tütünün yayılmasını önlemek için ağır ceza hükümleri koymuş ve içenleri şiddetli şekilde cezalandırmışsa da, beklenen neticeyi alamamıştır.
Sigaranın geçmişi böyle... Şimdi de zararlarından bahsedelim isterseniz.
Dünyada 1 milyar 250 milyon kişi, Türkiye'de ise 28 milyon kişi (erkeklerin yüzde 50' den fazlası, kadınların yüzde 30' u) sigara içmektedir.
Sigara nedeniyle dünyada günde 11 bin kişi, yılda ise 5 milyona yakın insan hayatını kaybetmektedir. Bu da yaklaşık olarak her saat başı bir Jumbo jetin düşmesi anlamına gelmektedir.
Türkiye'de de günde 300 kişi, yılda 100 bini aşkın vatandaşımız sigaradan ölmektedir. Bu sayı trafik kazası, yangın, AIDS, cinayet ve intiharlarda kaybettiklerimizden fazladır.
Sigara sağlığa olduğu kadar ekonomimize de büyük zarar vermektedir. Türkiye'de sigaraya günde 25 milyon dolardan fazla, sebep olduğu hastalıklarla mücadeleye de sigaraya verdiğimiz paranın yarısı kadar harcama yapmaktayız. Yani, sigara ve hastalıklarına yılda 15 milyar TL gibi korkunç bir para harcamaktayız. Ne acıdır ki, sigara pazarına harcadığımız para, ilaç sektörü cirosunu aşmaktadır. Ayrıca, ülkemizde sigara kaçakçılığının cezası yok denilebilecek kadar az olduğundan, kaçakçılık vasıtasıyla terör örgütü PKK'nın edindiği kazancın en az 350 milyon dolar olduğu tahmin edilmektedir. Anlayacağınız sigaraya verilen 1 doların 25 senti örgüte gitmektedir.
Dahası, sigara kağıdı için kesilen ağaç sayısını, izmaritlerin söndürülmeden atılması nedeniyle orman ve ev yangınlarındaki zararını varın siz düşünün...
Bütün bunların yanında, tüm ülkelerde yasak olmasına rağmen üreticiler, reklamlara günde 25 milyon dolar, sigarayla savaşanlarla mücadele için de yılda 350 milyon dolar harcama yapmaktadırlar.
Biliyorsunuz ki , Amerika'nın önde gelen sigara üreticileri, mahkemeler tarafından zarar gören kişilere milyonlarca dolar tazminat ödenmesine karar verdiklerinden, üretim ve satışlarını yasal mücadelenin daha zayıf olduğu gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere kaydırmaktadırlar. Üreticilerin, tütünde bulunan nikotin, vücutta alışkanlık yaptığından ve dolayısıyla içenlerin bırakamaması sebebiyle, bu zararlıyı istediği fiyata satıp, büyük paralar kazandıklarından mücadelelerine artarak devam edecekleri aşikardır.
19.07.2009 tarihinde yürürlüğe girecek olan, kapalı alanlardaki genişletilmiş sigara yasağı ve sigaranın zararları ile ilgili ayrıntıları önümüzdeki günlerde tekrar yazacağım.
Bitirmeden önce şunu söyleyeyim; sigara sizi bitirmeden, siz onu bırakın. Er ya da geç bırakacağınızı biliyorum. Gelin bugünden karar verin, sigarayı bırakın...Unutmayın ki, hiçbir ot yiyen hayvanın yemediği tütünü içmekle bitiremezsiniz.
Sevgili çocuklarımıza hiçbir zaman tavsiye etmeyeceğimiz, edemeyeceğimiz tütünün tarihçesini ve zararlarını hatırlattım sizlere.
Bu zararlarına rağmen 'devam' diyorsanız, ne diyeyim?