TÜRK’ÜN YURDU
ERGENEKON
Biz türk han'ın beş oğluyuz, gök tanrı'nın öz kuluyuz
Beşbin yıllık bir orduyuz, turan yurdu durağımız
Ak ordumuz sola gitti, üç hakanlık tesis etti
Med, sümer,akad, hit'ti bu üç şanlı oymağımız
Birincisi azerbaycan, ikincisi geldanistan
Üçüncüsü arz-ı ken'an, fışkırdı üç kaynağımız
Gök ordumuz sağa vardı, çin'i baştan başa sardı
Hiyong-no'lar bu han'lardı, sed olmadı tutağımız
Kara ordu gitti iskit, ülkesinde yaptı bir çit
Attila ol, şalon'a git, sözü oldu adağımız
Kızıl ordu dağlar aştı, afganlar'la çok savaştı
Bir alayı hind'e taştı, sind oldu bir ırmağımız
Sarı ordu tekin durdu, şehir yaptı, çiftlik kurdu
Uygurlar'ın bu iç yurdu, kaldı ana toprağımız
Yüce tanrı, oğuz han'ı göndererek türk hakanı
Birleştirdi beş turan'ı, doğdu güneş sancağımız
Oğuz han'dan sonra hanlar, kazandılar yüce şanlar
Bilinmek için bu hoş anlar, şehname'dir sorağımız
Yıllar geçti, bir an geldi, türk tahtına ilhan geldi
Sağdan, soldan düşman geldi, kurulmuştu tuzağımız
Verilmedi bir dem soluk, kanlar aktı oluk oluk
Öldü bütün çocuk-çoluk, han, bey, çeri, uşağımız
Yalnız nüküz ile kayan, iki kızı alıp yayan
Bir sarp dağa attılar can, bunlar oldu kaçağımız
Dağdan dağa hep gizlice, yürüdüler beş-on gece
Bir tan vakti gayet ince, bir iz oldu uğrağımız
Bu iz, yolu çok uzattı; sonra alageyik çattı
Bir dik yardan bizi attı; kanadı her bucağımız!
Bir de baktık; yeşil bir bağ, her tarafı bir yüce dağ
Geniş, fakat sıkı bir ağ, dedik, ne hoş bu ağımız
Alageyik çayır yerdi, yavrusunu emzirirdi
Bizi gördü meme verdi, oldu ana kucağımız
Dört yüz sene burada kaldık, geyik arttı, biz çoğaldık
Çıkamadık; işe daldık, pek şenlendi konağımız
Elma, erik çoktu, yedik, demir bulduk, örs işledik
Bir gizli yol bulsak dedik, dağ delerdi bıçağımız
Kurt'tan hali iken bu yurt, birgün peyda oldu bir kurt
Bir geyiğe attı avurt, gördü çoban yamağımız
Kurt bir delik buldu, gitti, bir demirci takip etti
Ocak yaktı, taş eritti, açıldı yol kapağımız
Büyük sevinç, büyük müjde, bayram yaptık kentte, köyde
Torun, oğul, baba, dede, büyüğümüz, ufağımız
Demirciye bozkurt dendi, han tanıldı, taç giyindi
Yoldan önce kendi indi, sağ elinde bayragimiz
Börteçine Kurdun adı, Ergenekon Yurdun adı
Dört yüz sene durdun hadi çık ey yüz bin mızrağımız
Oldu sana kaf bu eşik, tarih kaldı delik deşik
Artık yeter, bu taş beşik, oldu körpe yatağımız
Uzaklarda boş ülkeler, ıssız yurtlar seni bekler
İşte kıpçak, işte kaşgar, tâ karşıda gök dağımız
Tarhan dağı gözler seni, tanrı, orada sözler seni
Dört asırdır özler seni, tukin dağda otağımız!
Turan eski toprak bize, hind bir altun konak bize
Çin köşkleri kışlak bize, tuna boyu yaylağımız
Yunus gibi çıktık; hut'tan, büyük yurda küçük yurttan
Geyik girdik, doğduk kurttan, kılıç oldu orağımız
Sart'lık gitti, uygur'landık, soyumuzla gururlandık
Şamanlar'dan uğurlandık, pirler oldu yardağımız
İlk yayıldık beşbalığ'a, karakurum, elmalığ'a
Çin başladı zorbalığa, ezdi onu tokmağımız
Sağa sola gitti ordu, hind'e, rum'a bir baş vurdu
Altun yurtta düzen kurdu, yine eski yasağımız
Alp'lerimiz girdi harbe, düşmanlara attı darbe
Şimal, cenup, şarka, garbe, akın etti kısrağımız
Türk ayağı hangi yurda, basmışsa baş eğdi kurd'a
Gökhan orda, akhan burda dedik gitti ayağımız
Tümen, çin'e akın etti, efrasiyab, rum'a gitti
Tomris adı göğe yetti, hüsrev oldu tutsağımız
Teleler'i, aktürkman'ı, toplamıştı soğd'un hanı
Çapul etti eşkaniyanı, sevinç adlı soğdağımız
İlhan mokan, bilge kağan, gaznevi'den mahmud sultan
Selçuklar'dan alparslan han, birer şanlı koçağımız
Askerliği gördü tatsız, harzem şah'ı oldu atsız
Bugün hakan, dün bir adsız, böyle kayar kızağımız
Tonguz, çin'e hakan oldu, hıtay türk'ü üryan oldu
İlk düşünen gür han oldu, birleşmeli ocağımız
Cengiz bunu tasarladı, dört bucağa ılgarladı
Türk soyunu toparladı, turan oldu öz bağımız
Oğuz han'dan beri mühmel, kalmış idi büyük emel
Yüce dilek uzattı el, ele geçti arağımız
Gökten yüce yıldızımız, bir devr açtı her hızımız
Attila bir kırgızımız, temurleng bir kazağımız
Fatih aldı istanbul'u, babür, hind'e eğdi yolu
Nadir sarstı sağı, solu, oldu bir son taslağımız
Bundan sonra talih döndü, yıldızımız yine söndü
Karşımızda rus göründü, kesildi yurt ortağımız
Kırım, kazan heder oldu, tuna, kafkas beter oldu
Türkistan'da neler oldu? işitmedi kulağımız !
Yurt girince yad eline, ergenekon oldu yine!
Çıkmaz mı bir börteçine nurlanmaz mı çerağımız
ALLAH TÜRK'Ü EBEDİ VARETSİN VE KORUSUN
Bu haber 555 defa okunmuştur.