Sevgili arkadaşlar, son on gündür kimine göre kürt sorunu kimine göre kürt açılımı kimine göre de Kürtlerin yol haritası gündemiyle yatıp kalkıyoruz.
Yaklaşık 30 yıldır güneydoğuda adı konmamış gayri resmi bir savaş yaşıyoruz. Bu eli kanlı ırkçı şöven faşist CIA güdümlü örgüt, nasıl oluyor da dünyanın en güçlü ordusuna kafa tutuyor ve nasıl taban buluyor? Gerçekten de bunlar bir devlet kurabilir mi? Bunu öğrenmemiz için PKK’nın hangi şartlarda kurulduğuna ve nasıl serpilim büyüdüğüne bakalım. Sevgili arkadaşlar, PKK 1976 yılında Ankara’nın Tuzluçayır ilçesinde 7 kişi tarafından kurulur ve 1978 senesinde de Diyarbakır’ın Lice ilçesinin Fis köyünde resmen faaliyete geçer. Şimdi bu örgütü kuran dört önemli adamını tanıyalım; bu örgüt kuruluş aşamasında Apo öyle bir numara değildi, örgütün bir numaralı ismi Ordu nüfusuna kayıtlı Haki Karer isminde öz be öz bir Türk’tü. Bu Haki Karer’i tanıyalım. Bu adam dev gençten ayrılan Türkiye’deki devrimin Kürdistan’dan başlayacağına inanan kimine göre duygusal, kimine göre de ütopik bir devrimciydi. Zaten Haki Karer bu yola çıktığında ne silahlı mücadeleyi savunuyor, ne de ayrı bir devlet kurma düşüncesi taşıyordu. Propoganda ve ajitasyon gücü yüksek bu adam, Batman, Gaziantep, Urfa ve güneydoğuda halkı tek başına örgütler ve örgütte bir numaradır.
İşte olay bundan sonra kopar, Apo burada ince bir taktik uygulayıp Gaziantep’te başka bir kürt faksiyonuna vurdurur ve böylece Apo lider olur. Daha sonra Apo Haki için, o benim örgütte gizli ruhumdur diye timsah gözyaşı döker. Yani sözün kısası, Haki Karer faili meçhul olur. Şimdi Haki’den sonra örgütün en önemli adamına gelelim. Bu zat, Kemal Pir adında. Şimdi sıkı durun, memleketi Giresun Torul nüfusuna kayıtlı bir vatandaş! Bu adam da gözü pek çok iyi silah kullanan, her yakalandığında cezaevinden kaçan biridir. Bu Kemal Pir de iyi bir örgütçü fakat o da Apo’nun gazabına uğrar, Apo’nun Kesireyle evlenmesine karşı çıkar ve der ki, biz devrim peşindeyken Apo aşk ve evlenme peşinde. Bu da onun sonu olur, Apo evlendikten sonra Diyarbakır’da Günay Apartmanında kalır, bunu o zaman hem polis, hem de mitte biliyordu. Apo Kemal Pir’e Diyarbakır’ın bir mahallesinde örgütün toplanacağını söyler. Fakat o adrese ne kendi, ne de önemli bir militanı gönderir. Bu adrese giden Kemal Pir yakalanır ve Diyarbakır cezaevine düşer, daha sonra burada kimine göre yakılarak öldürülür, kimine göre de açlık grevinde ölür. Daha sonra Apo, Kemal Piri’yi Pilot Necati yakalattı der çünkü orada toplantı yapacağımızı Pilot Necati biliyordu ve o ihbar etti der..
Şimdi gelelim Pilot Necati’ye. Pilot Necati kimine göre ordudan atılan bir hava subayı kimine göre kontrgerilla kimine göre gladio.. Yalnız bu örgüt bir ilden diğerine gitmeye para bulamazken Apo’yla Pilot Necati’nin tanışmasıyla örgüt bir anda paraya boğulur ve silahlanır. Apo bu konuda şunu der; ben Pilot Necati’nin mit ajanı olduğunu biliyordum, ama sırf onun parasından yararlanmak ve onu kullanmak için tanıştım. Daha sonra bu ağrılı Pilot Necati, 1983 yılında uçakla tarım ilacı sıkarken uçağın düşmesiyle ölür, bu karanlık adam hakkında bilinen tek şey, şu anda mezarının Ankara’da olduğudur.
Gelelim Apo’ya. Hepimizin bildiği gibi Urfalıdır. Liseyi Ankara’da okur, İstanbul Hukuk’u kazanır ve öğrencilik yıllarında bol bol bağımsız Türkiye sloganı atar. Arkadaşlarıyla aynı suçtan cezaevine düşer.. Ne hikmetse, Apo 7 ay gibi kısa bir sürede cezaevinden çıkar, arkadaşları üç dört sene yatar. Daha sonra Apo, yatay geçiş yapıp Ankara Siyasal’a kaydolur. Hep bir gizli el Apo’yu korur ve kollar. Bunun üzerine çok kafa yoran ve bu olayı araştıran Uğur Mumcu katledilir. Bu kanlı örgütün ilk eylemi herkesin bildiği eruh baskını değildir. Örgüt öyle bir eylem yapalım ki, halk bize sempati ve sevgi beslesin şeklindedir. İlk öldürdükleri adam, susurluk davası sanıklarından DYP milletvekili Sedat Bucağın babasıdır. Bu Sedat Bucağın babası tam bir zalim köy ağası, halka o kadar eziyet eder ki, bizim Erol Taş yanında melek kalır. Örgüt, ağayı kaçırır, ibreti alem olsun diye ağayı canlı canlı buğday patozunun içine atıp vahşice öldürür. Böylece güneydoğuda feodalizmden inim inim inleyen halkın gözünde itibar ve prestij kazanır.
Sevgili arkadaşlar, kürt devleti Türkiye’de kurulur mu, bunun tek ve net cevabı var ve bu cevap hayır olacaktır. Bunu bir sonraki yazımda detaylarıyla açıklayacağım, şimdi yazmaya kalkarsam yazı çok uzun olacak. Affınızı dilerim.
Herkese saygılar, esen kalın.
Bu haber 1025 defa okunmuştur.