‘’ Bu köyden çok kıymetli insanlar geldi geçti. İçlerinden biri de –nur içinde yatsın- :
Samimi,
Merhametli,
Sözünün eriydi…
Alçak gönüllü,
Yalan dolan bilmez,
Karıncayı bile incitmezdi.
Her daim pozitif düşünürdü…
Gerçek bir Anadolu beyefendisi, dünya iyisi bir insandı.'' derdi İnanca.
Daha çok şey söylerdi elbette kİ...
Kimden bahsettiğimi doğal olarak henüz anlamadınız; şu cümle ile kendisine daha yakınlaşmış olacağımızı zannediyorum…
Köyümüz tarihine damgasını vuran, o zamanki kısıtlı imkanlarla resmi olarak hem imamlık hem de muhtarlık yapan yegane kişiydi…
Bilenlerin tahmin ettiği gibi, İmamgil sülalesinden Dandinzade Hacı İbrahim Efendi’ nin torunu, Hasan Hüsnü Efendi’ nin oğlu olan İbrahim (Hakkı) DANDİN ’ den, gıpta edilecek bir değerimizden bahsediyorum.
Gelin isterseniz kendisinden duyduğum ve şahit olduğum birkaç olayı anlatayım da bilmeyenler daha yakından tanısınlar bu müstesna şahsiyetimizi…
Zamanında Giresun’ da girdiği imamlık sınavında diğer adaylarla beraber topluca sözlü sınava katılıyor ve bir soruda takılıyorlar. Herkesin ‘’biliyordum da, aklıma gelmedi de’’ diye geçiştirici sözlerine karşı ,hayatı boyunca sergilediği dürüstlük örneğini burada da gösteriyor ve cevabında tereddüt ettiği bu soruya doğrudan ‘’bilmiyorum’’ diyerek kişiliğini ve samimiyetini belli ediyor ve sonuçta sınavı kazanarak imamlık görevine başlıyor.
Muhtarlık yaptığı dönemde de resmi dairelerde işi olan köylümüzle beraber kasabaya giderken, ihtiyacı olsun olmasın herkesin yol parasını vermeye çalışacak kadar da cömert davranırdı.
Ayrıca bir diğer unutamayacağım ve hayranlık duyduğum davranışı da; hanımı vefat eden ağabeyi –O da aydın bir büyüğümüzdü- emekli polis Cemal DANDİN’ e ömrü boyunca oflamadan puflamadan eksiksiz hizmet etmesiydi. Hatta aralarında büyük yaş farkı olmamasına rağmen bir günden bir güne O’na karşı ne yüksek sesle konuştuğunu ne de yanında bacak bacak üstüne attığını asla duyan ya da gören olmamıştır.
Bir başka önemli özelliği de; şu anda dünyada her altı kişiden biri okuma yazma bilmiyorken ve de imzasını dahi atamıyorlarken, köyümüzün zorlu şartlarına rağmen Cumhuriyet’ ten önceki ve hemen sonraki her iki dilde de eğitim alan ilk kişilerden biriydi.
Gece gündüz demeden hayatını köyüne, köylüsüne ve ailesine hizmete adadığından, çevresine karşı yardımseverliği ve mütevazılığıyla bilindiğinden, yaşıtlarının ve kendinden büyüklerinin ‘’İbraam Aga’’ sıydı…
İsmi ‘’baba’’ anlamına gelen bu nadide büyüğümüz, benim de anne tarafından dedem olmakta, bu da bana inanılmaz gurur ve mutluluk vermektedir.
Rahmet ve minnetle andığım köyümüzün emektarı saygıdeğer İbrahim DANDİN’ i bilen ve bilmeyenlereözetleyerek hatırlatmaya çalıştım...
Yazımı tamamlarken;güzel köyümüzü ileriye taşıyan, renklendiren, insanlarımıza hizmet eden yaşayan ya da ebediyete göç etmiş tüm değerlerimizi şükranla anıyor, köyümüzde ve çevremizdesayılarının çoğalmasını diliyorum. ..