Gün geçmiyor ki yazılı ve sözlü basında kıyametle ilgili bir haber olmasın, veya yeni bir kıyamet teorisi yayınlanmasın.
Toplumun kanayan yarası olan önemli konular sitemizde yayınlansa da gereken ilgiyi görmediği aşikar?..
Belki alametleri sıkça görülen, toplumun gündeminde güncelliğini koruyan KIYAMET ilgimizi çekebilir.
Şunu bir anekdot olarak düşmek istiyorum.
Kıyamet şayet dünyanın yok olmasıysa! (öyledir) insan ölünce dünyası yok olduğuna göre ölünce ölen için bir nevi kıyamet kopmuş sayılır.
Bizim kastettiğimiz kıyametse dünyanın yok oluşudur.
İsviçreli yazar Eric von Daniken gibi inanç yoksunu araştırmacı yazarlar çeşitli teoriler üretmektedir.
Daniken azteklerin uzaydan gelerek bu günkünden daha ileri teknolojilerle dünyada yaşadığını ve maya medeniyetini kurduğunu iddia eder.
Bunun gibi geçmişte MU uygarlığı, bunların dört büyük enerjisinden biri olan nükleer enerji sebebiyle yok olduklarını, kalıntılarının Hindistan da olduğunu, Uygurların bu teoriden hareketle uygarlar olarak tabir edildiğini söylerler.
Aztek (maya) medeniyeti ise Meksika da yaşamış.
Gelişmiş ülkeler tüm teknolojilerine rağmen Kur’an dan, İncil den, Tevrat tan hareketle kıyamet teorileri üreterek dünyaya yön vermeye çalışıyorlar.
Şayet böyle olmasaydı kıyametin şifresini üzerinde taşıyan Hz. Davud un kılıcının peşine modern silah ve yöntemlerle düşmezlerdi.
Kılıcı kuşanacak kişinin Topkapı da bulunan Hz. Musa nın asası nı elinde bulundurması, Hz. Süleyman ın yüzüğü parmağında olması lazım.
Metrix neyin nesi? Yüzüklerin efendisi, kitabı, filmi, efsanesi niye? Da vinci şifresi neden birden bire gündemde?..
Medeniyetler ve dinler arası çatışmaların kaynağının kıyametle ilgili olduğunu aydınların bildiğini zannediyorum.
Mason ların dünyanın sonu geldiğinde kendilerinin kurtulacağına inandıkları için ALLAH ı kıyamete zorlamak için dünyayı kaosa, savaşa, kana ve gözyaşına bulamak istemelerini kim ne kadar biliyor ve araştırıyor.
Şu anda Dünyada akan kanın en büyük sorumluluğu Yahudi ve Hıristiyan din adamlarının omuzlarında dır!..
Hiçbir semavi din insan öldürmeyi mübah kılmamıştır.
Buna rağmen tahrif edilmiş Tevrat tan hareketle Yahudi din adamları, Hahamlar suçsuz insanları öldüren askerlerini hem dinen teşvik ediyor ve hem de ödüllendiriyor, hatta cennetlik olduklarını söylüyorlar. İşte katiller böyle motive ediliyor…
“Dabbetül Arz” “Armegedon” “yecüc-mecüc” “Mehdi-Mesih” ve hatta Hz. İsanın tekrar dünya ya gelişi incelenirse hem Dünya da ve hem de Türkiye de tüm bunların kaynağında kıyametten hareketle hem medeniyetler arası çatışmanın ve hemde dinler arası çatışmanın yattığını açık ve net görürüz.
Her birimiz gündelik hayatımızda bile mucizeler yaşıyoruz ve bunun farkında değiliz.
Bundan 1400 sene evvel parmak izini keşfeden Kur’an ı Kerim incelendiğinde bize gelecek hakkında gizemli mesajlar vermektedir.
Kıyamet muhakkak kopacaktır. Şayet aydın bir kişi isek ve inanıyorsak ölüm ötesini az-çok araştırıp irdelememiz gerekir.
Kimsenin fikirlerimize iştirakini beklemiyoruz. Ölüm ötesi hayata inanmayanlara saygılıyız ve onları kınamıyoruz.
Sadece inananlara şunu hatırlatmak istiyorum.
Ruhlar aleminde bilmediğimiz bir hayat bizi bekliyor.
Soy ağacında ismine ulaştığım dedem öleli takribi 220 sene olmuş.
Ona ulaşıp sormak isterdim! Bu gidiş nereye? Ebedi yurdumuza gelirken neler getirelim? Diye…
Hem geçmiş, hem gelecek hakkında Türk milleti aydınlatılmıyor.
Yakın tarihimizi ve cumhuriyet arşivlerini araştırma hakkımız yok. Hep yalanlarla avutuluyoruz.
Arşivlerimizin bir çoğu yurtdışında. Cumhuriyetin ilk yıllarında hurda kağıt diye Bulgaristan a verdiğimiz Osmanlı arşivlerini şimdi sadece incelemek için milyonlarca dolar veriyoruz.
Nereden nereye? Bunları şunun için yazıyorum.
Kıyamet konusunda da aynı şekilde aldatılıyoruz
Kıyamet senaryolarının platosu Kudüs, Şam, ve Anadolu topraklarıdır. Yeni dünya savaşının ve kurulacak yeni uygarlığın adresi de Nil ile Fırat arasıdır. Bu kadar yakınımızda hatta içimizde cereyan edecek bu olayların figüranlarından biri de muhakkak Türk milleti olacaktır!...
Hayatın bağrına ölüm peşin yazılır. Onun için sağlıklı kaynaklardan geleceğimiz hakkında bilgi almamız gerekir.
Evet, hayatın tek gerçeği ölüm, ölüm kişinin dünyasının sonu ise ki,”öyledir”. Dünyanın sonu kıyametse, kişinin dünyasının sonu olan ölüm onun kıyametidir.
Var olduklarını sananlara ölüm acı gelir, varlığa teslim olanlara ölüm, varoluş beratıdır.
Dünyanın sonu kıyamettir, kişinin kıyameti ölümdür…
Ne gariptir ki ne ölümü isteriz, nede kıyameti!
Oysa ölüler tekrar dirilmek için kıyametin kopmasını ne kadar da arzu ediyorlardır?...
TÜM HEMŞERİLERİME SAĞLIKLI VE UZUN BİR HAYAT DİLİYORUM… KIYAMETLERİNE KADAR !... S. POŞUL
Bu haber 547 defa okunmuştur.