"EVET" mi desem hayırlı -"HAYIR" mı desem daha hayırlı ? Aşağı tükürsem sakal , yukarı tükürsem bıyık.
Öyleyse nedir bu referandum hovardalığı diye sormaktan kendime geçemiyorum referandum bahanesi adı altında halkın nabzı ; seçim propaganadası yapılarak ölçmeye çalışılıyor. Neyin referandumunu kimin yapılacağını izah edeceklerine konuyu saptırıp seçim kirliliklerine bulaştırıyorlar.
Demokratik bir ülkede yaşanıyorsa bırakın millet demokratik hakkını kullansın. Teker teker oylasın bu maddeleri. Birilerinin işine geldiği gibi hazırladığı paketi ya toptan kabul edeceksiniz ya da kabul etmeyeceksiniz şeklinde sunulacaksa bu " DAYATMACA REFERANDUMU " olmaz mı ? Bu dayatmacı referandum sunumu öyle bir zamanlamaya getirildi ki , toplumumuzun dini ibadeti gereği aç kalmış günleri seçildi. Mübarek ramazan ayında iftar sofralar getirilerek sunuldu önlerine YUTTURMACA OYUNU. Bırakın şu mübarek günlerin yüzü gözü hürmetine yutturma işini. ALLAH aşkına amacından saptırarak verilmesin bu sokak iftar yemekleri. O yemekler hiç kimsenin kişisel emeğinin karşılığı değildir. 80 milyon insanın emeği ve gelecek nesillerinin hakkı vardır o yemekte Kurumsal yemekleri siyasete alet etmeyelim. ( Kişisel yemek verenler asla mevzu değildir. Onlar zaten yedirdikleri yemeklerden karşılık beklemezler. )
Kaşıkla verip kepçeyle yutturma senaryolarına son verelim. Yapacaklarınızı veya yapmışlarınızın izahını iftar sofralarında böbürlene böbürlene anlatarak yutturmaya çalışmayınız. Zaten sizleri oralara getirenler bir şeyler yapmanız gerektiğini bilerek getirirler o mercilere veya en azından öle sanırlar. Ama nedense hep yapılanlar sölenir de ; yapamadıkları söylenmez nedense bu kürsülerde.
Siz yeterki Millet için - Devlet için - İnsanlık için : DİN , DİL , IRK ayrımcılığı yapmadan hizmet sunun. Bakın ozaman kör olan gözler görmeye duymayan kulaklar duymaya yürümeyen ayaklar yürümeye başlar .
Yıllardır bir korku imparatorluğu çerçevesinde yönetilmişiz Bazen dinimiz, bazen giyim kuşamımız bazen de tipimiz kullanılmış siyaset arenalarında. Ne değişti ? Neyi değiştirebildik ? Şöle bir arkamıza bakalım. Hiçbir şeyi. Eski tas eski hamam misali. Refarandum geçse nolur geçmese nolur ? Ne değişecek zihniyetler düşünceler değişmedikçe ?
Bizleri temsil edenler acaba bu referandum paketi içinde kendilerinide kapsayan DOKUNULMAZLIKLARIN kaldırılması maddesini koysalardı acaba iftar sofralarına açarlarmıydı die şaibede kalıyorum.
Demokratik yaşıyorsak şüpheci olmamak gerek. Ancak adil paylaşımın yapılamadığı yerde insanlar yaşamlarında devamlı şüphecilik yaşarlar. Yıllarca ali yazar veli bozar maksatlı yasalarla oylanmadık mı. Nasılsa buda gelir buda geçer demekle bir yere varamayız. Yutamadıklarımızı kendimizi zorlayarak yutmayalım. Şu korku imparatorluğunu içimizden bir atalım. Neleri yutacağımızı neleri yutamayacağımızı kendimiz cesaretle belirleyelim. Toptan satıcının sistemi gibi ya toptan alacaksın - ya hiç almayacaksın misali hepsine ya " EVET " ya "HAYIR " diyeceksin toptancılığını " YUTTURMAyalım "
Yaşadığımız bu yüzyılda Ulusumuza - Milletimize - Vatanamıza saiyaset adamları seçmeyi bırakalım. Devlet, millet adamları seçmenin adımlarını atalım. Siyaset adamları bizleri oy zamanı yaklaştığında bir daha seçilememe telaşına düştüklerinde hatırlarlar. Ufukta seçim gözükmüşse birbirlerinin kirli çamaşırlarını su yüzeyine çıkarma yarışına giriişirler. Oysa devlet adamı herzaman su yüzeyindedir. Halkına , ulusuna , milletine , vatanına adamıştır kendini öncelikle. Kirli siyasilerden arınıp devlet adamalrına kucak açalımki ; gelecekte geçmişimiz için mirasımız olsun.
Arzu ederdimki bu referandum paketi içeriğinde ah şu dokunulmazlıklarda kaldırılsın maddesi sunulmuş olsaydı. Ben şahsiyetim adına 100 bin kere EVET derdim ama ne yazıkki mühürü kırarcasına " YUTTURMACA OYUNUNA " 200 bin kere HAAAYYYIIIRRR diyorum.
Abdulkadir ŞENGÜN
Bu haber 670 defa okunmuştur.